Hayatı Olduğu Gibi Görmek: Kabullenişin Kozmik Değeri
Hayatı olduğu gibi görmek: Ouspensky’den Bedri Ruhselman’a, Stoa’dan tasavvufa kabullenişin kozmik anlamı ve Gözlemleyen Ben pratiği.
Yol öğretir, ayna gösterir, ruh tekamül eder
Hayatı olduğu gibi görmek: Ouspensky’den Bedri Ruhselman’a, Stoa’dan tasavvufa kabullenişin kozmik anlamı ve Gözlemleyen Ben pratiği.
Rıza makamı, benlikten arınmaktır. İbn Arabi, Sadıklar Planı ve Gurdjieff ışığında aynadaki yansımayla yüzleşme — yargılama yerine sevgi yolculuğu.
Sevgili Beyhan Budağın bir paylaşımı sonrası bu yazının derlenmesi mümkün olmuştur. Paylaşımında Pema Chödrön’ün “Sen gökyüzüsün, diğer her şey sadece hava durumudur” sözüne vurgu yapmaktadır — bu söz, insanın kendini bilmek ve kendi içsel gerçeğine uyanışı yolunda atılmış en zarif ve derin adımlardan birini özetler. W. Y. Evans-Wentz’in yayına hazırladığı Tibet’in Ölüler Kitabı adlı eserde … Devamını oku
Sosyal medya akışlarında karşımıza çıkan, binlerce beğeni alan cümle, bir yakarış/dua: “Ya Rabbi, bana yaşam sevincini geri kazandıracak beklenmedik müjdeler ver.” İlk okuyuşta ne kadar masum geliyor kulağa, ne kadar insani değil mi? İçeride bir yerlerde kaybolmuş bir neşe var ve biz onu dışarıdan gelecek sürpriz bir “müjdeyle” tamir etmesi için Yaratıcı’ya sesleniyoruz. Çoğu zaman … Devamını oku
Önceki yazımızda, içimizdeki “At, Araba ve Sürücü“nün (Duygu, Beden ve Akıl) nasıl birbirinden kopuk yaşadığını ve bu yüzden hayatımızın bir “kaza”lar silsilesine dönüştüğünü incelemiştik. Ancak bu tabloyu tamamlayan çok daha kritik bir soru var: Biz kimiz? Kadim ezoterik öğretilere ve Gurdjieff sistemine göre, ‘İnsan’ kelimesi tek bir varlığı tanımlamaz. Bu öğretide insanlık, gelişim seviyelerine göre … Devamını oku
İnsan, tek bir “ben”den ibaret yekpare bir varlık mıdır? Yoksa içinde birbirini tanımayan, farklı dilleri konuşan ve sürekli yetki kavgası veren bir “kalabalık” mı barındırır? G.I. Gurdjieff ve P.D. Ouspensky’nin “Dördüncü Yol” öğretisi, insanın trajedisini işte bu içsel bölünmüşlükle açıklar. Bu bölünmüşlüğü anlamak için kullanılan meşhur “At, Araba, Sürücü ve Efendi” metaforu, aslında kendini bilmek … Devamını oku
İnsanlık tarihi boyunca filozoflar ve mistikler, ruhsal özgürlük arayışında ‘İnsan nasıl gerçekten hür olur?’ sorusuna yanıt aramışlardır. Bu yazıda, felsefi bakış açısı ile ruhsal öğretilerin sunduğu özgürlük tanımı arasındaki farkları inceleyeceğiz. Platon bu anahtarı “öğrenmekte”, Aristo “düşünmekte”, Sartre “eylemde”, Camus ise “başkaldırıda” bulmuştur. Farabi ve İbn Rüşt gibi İslam filozofları ise rotayı “kalbe” ve “vicdana” … Devamını oku