Kütlenin Ataletinden Ruhun Israrına: Gücün Gerçek Kaynağı

Kütlenin ataletini kıran ısrarlı ışık — gücün gerçek kaynağı

Giriş: Gücün Gerçek Kaynağı Neresi? Fiziksel dünya, duyularımızın önümüze serdiği göz alıcı büyüklükler, devasa kütleler ve kaba kuvvet gösterileriyle doludur. İnsan idraki, ilk bakışta gücü nesnelerin büyüklüğünde, görünür ağırlığında ya da maddesel hacminde arama eğilimindedir. Ancak evrensel yasaları ve ruhsal bilgileri derinlemesine inceleyen kadim öğretiler, bu maddesel algının büyük bir yanılsama olduğunu ortaya koyar. Gerçek … Devamını oku

Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır

Yağmuru hissetmek — yağmur altında yüzünü göğe çevirmiş, gözleri kapalı, huzurla anı yaşayan bir insan silüeti

Aynı yağmur, iki farklı insan: biri sırılsıklam olur, diğeri uyanır. Yağmuru hissetmek ne demek? Bob Dylan’ın sözünü kadim bilgelik ışığında açıyoruz.

Affetmek: Karmanın Esaretinden Ruhun Özgürlüğüne Kozmik Geçiş

Affetmek: karmanın esaretinden ruhun özgürlüğüne uzanan sembolik sunrise manzarası

Affetmek, bir zayıflık değil; ruhun karmanın esaretinden sıyrılıp kendi özgürlüğüne uzandığı en sarsıcı tekâmül adımıdır. Bedri Ruhselman, İbn Arabi, Mevlânâ, Cayce, Beyaz Kartal ve Gurdjieff öğretisinin ışığında affetmenin kozmik anlamı.

Sen Gökyüzüsün, Diğer Her Şey Sadece Hava Durumu

Sen gökyüzüsün: Fırtınaların üstünde sonsuz mavilikte duran insan silueti — kendini bilmek ve ruhsal uyanış metaforu

Sevgili Beyhan Budağın bir paylaşımı sonrası bu yazının derlenmesi mümkün olmuştur. Paylaşımında Pema Chödrön’ün “Sen gökyüzüsün, diğer her şey sadece hava durumudur” sözüne vurgu yapmaktadır — bu söz, insanın kendini bilmek ve kendi içsel gerçeğine uyanışı yolunda atılmış en zarif ve derin adımlardan birini özetler. W. Y. Evans-Wentz’in yayına hazırladığı Tibet’in Ölüler Kitabı adlı eserde … Devamını oku

Kaderin Sırrı: Evrensel Yasalar, Özgür İrade ve İnsanın Tekâmül Yolculuğu

Kaderin sırrı: İlahi ayna – evrensel yasalar, özgür irade ve tekâmül yolculuğu

Kader kavramı, insanlık tarihi boyunca en çok tartışılan, merak edilen ve çoğu zaman yanlış anlaşılan konuların başında gelmektedir. Birçok insan kaderi, doğuştan alnımıza yazılmış, değiştiremeyeceğimiz, bizi çaresiz bırakan katı bir senaryo olarak düşünür. Ancak farklı spiritüel, felsefi ve tasavvufi kaynakların derinliklerine inildiğinde; kaderin kör bir alın yazısı değil, insanın kendi özgür iradesiyle şekillendirdiği, ilahi adaletle işleyen muazzam bir gelişim ve tekâmül sistemi olduğu görülmektedir. Bu yazıda, birbirinden farklı gibi görünen ama özünde aynı evrensel hakikati anlatan değerli kaynakların ışığında, kader ve özgür irade arasındaki derin bağı herkesin anlayabileceği, yalın bir dille inceleyeceğiz.

Devamını oku