Gündelik hayatın mekanik akışı içinde, bazen bir kapıyı açarken, bazen zorlu bir işe başlarken dudaklarımızdan dökülen o kadim Besmele frekansı: Bismillahirrahmanirrahim. Peki, hiç düşündünüz mü; neden her şeyin başı O’nun adıyla başlar? Bu, kültürel bir alışkanlık mıdır, yoksa kâinatın işletim sistemine, o muazzam “Felek” çarkına giriş şifresi midir? Besmele Frekansı, bu evrensel soruların derinliklerinde önemli bir yer tutar.
Meseleyi sadece dinsel bir ritüel olmaktan çıkarıp, İbnü’l-Arabî’nin irfanından Üstad Dr. Bedri Ruhselman’ın “Sebep-Sonuç Yasası”na, Sadıklar Planı’nın “Kozmik Mühendisliği”nden Üstad Ergün Arıkdal’ın “Kendini Bilmek” öğretisine uzanan bir perspektifle incelediğimizde, karşımıza muazzam bir “varoluş teknolojisi” çıkıyor.
“Ba” Harfinin Sırrı: Varlığın Kökeni ve Temas Noktası
Besmele Frekansı: Kozmik Ahengin Temel Taşı
Yolculuğumuza tasavvufun zirvesi Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin penceresinden bakarak başlayalım. O, Tefsir-i Kebir Te’vilat adlı eserinde, Besmele’nin başındaki “Ba” harfinin sıradan bir başlangıç olmadığını fısıldar. Ona göre varlıklar, Bismillah’ın “Ba”sından zuhur etmiştir. Çünkü “Ba”, Allah’ın mutlak zatına işaret eden “Elif”ten sonra gelen harftir ve yaratılan ilk varlığa, yani “İlk Akıl”a işaret eder.
Bir insan “Bismillah” dediğinde, aslında kozmik bir gerçeği ikrar eder: “Benim varlığım kendimden değil, O’ndandır.” Seyyid Muhammed Nûru’l-Arabî’nin Burhânü’s Salikîn eserinde belirttiği gibi, kâtip kalemi kâğıda koyduğunda evvela bir nokta ortaya çıkar. İşte Besmele, o “Nokta”ya, yani her şeyin özü olan kaynağa bağlanma girişimidir. Bu, aradaki perdeleri kaldırıp varlığı, asıl sahibine teslim etmektir.
Kozmik Mühendislik: İki Dev Sütun ve “Orijinal Maket”
Peki, neden özellikle “Rahman” ve “Rahim”? Meseleye Sadıklar Planı Tebliğleri‘nin o sarsıcı vizyonuyla baktığımızda, karşımıza kâinatın üzerine inşa edildiği iki ana taşıyıcı kolon çıkar.
Tebliğlerdeki (Celse 37) muazzam tanıma göre evrensel sistem, yani “Felek”, Rahman ve Rahim adı verilen iki ana direk arasında dönmektedir.
• Rahman (Müteal Fikir): Sistemin ilk sütunu olan Rahman, henüz maddeye inmemiş olan, zaman ve mekân üstü “Müteal Fikir”i temsil eder. Burası bir “Orijinal Maket” sahasıdır. Her varlığın ve her oluşun aslı, bozulmamış “öz” hali Rahman boyutunda saklıdır.
• Rahim (Müteal Fiil ve Sert Duvar): İkinci sütun olan Rahim ise o fikrin eyleme dönüşmesidir. Tebliğde Rahim, “Sert Duvar” olarak tanımlanır. Rahman’dan gelen ışık (fikir), Rahim duvarına çarparak görüntü (madde/kader) oluşturur.
İşte bu iki dev sütun arasındaki dengeyi sağlayan asıl güç Besmele frekansı ile aktive olur.
Biz Besmele çektiğimizde; Rahman ile o “Orijinal Maket”e (İlahi Projeye) sadık kalacağımızı, Rahim ile de bu projeyi madde dünyasında “İnşa” edeceğimizi taahhüt ederiz.
Sebep-Sonuç Yasası ve “Aslî Prensip”
Konuyu Neo-Spiritüalizmin kurucusu Üstad Dr. Bedri Ruhselman’ın sistem bilgisiyle birleştirdiğimizde, Besmele’nin rasyonel zemini ortaya çıkar. Üstad Dr. Bedri Ruhselman, Mukadderat ve İcabat ve İlâhî Nizam ve Kâinat eserlerinde kâinatta “tesadüf” olmadığını, her şeyin bir “Sebep-Sonuç Yasası” (Determinizm) ile işlediğini vurgular.
Normal şartlarda insan, mekanik hayatın yatay sebep-sonuç ilişkileri içinde sürüklenir. Ancak Üstad Dr. Bedri Ruhselman’ın belirttiği üzere, bütün sebeplerin en başında, erişilmez olan “Aslî Prensip” bulunur. Besmele, insanın kendi cüzi iradesini, bu yatay zincirden kurtarıp, dikey bir hatla “Aslî Prensip”ten gelen yüksek icaplara bağlama girişimidir. Aslî Prensip ile kurulan bu dikey bağ, aslında Besmele frekansının rasyonel bir sonucudur. “Bismillah” demek, “Benim bu eylemim mekanik bir dürtüyle değil, İlahi İrade Yasaları’na uygun olarak başlasın” demektir.
“İmajinatif Ben”den Kurtuluş ve “Kendini Bilmek”
Besmele’nin en hayati fonksiyonu, Üstad Ergün Arıkdal’ın Kendini Bilmek eserinde detaylandırdığı psikolojik dönüşümdür. Üstad Ergün Arıkdal‘a göre insanın en büyük sorunu, kendini tek ve kalıcı bir “Ben” sanmasıdır; oysa insan, sürekli değişen “ben”lerden oluşan bir “İmajinatif Ben” (Hayali Benlik) ve “Sahte Kişilik” tarafından yönetilmektedir.
İnsan “Ben yaptım, ben başardım” dediğinde, aslında konuşan onun “Sahte Kişiliği”dir. Besmele, işte bu illüzyonu yıkan “Şuurlu Şok”tur. Kişi bir işe başlarken O’nun adını andığında, “Bu işi yapan benim egom (İmajinatif Ben) değil, O’nun kudretidir” diyerek sahte benliği aradan çeker. Üstad Ergün Arıkdal’ın belirttiği gibi, “Mekanikliğin farkına varmak, kendini hatırlamanın ilk adımıdır”. Besmele, mekanikliği durdurup “Gerçek Ben”in devreye girmesine izin vermektir. (Also read: Vakar Ve Tevazu)
Varlıksal Eşitlik ve Rabbini Bilmek
Bu süreç bizi Üstad Ergün Arıkdal’ın Varlıksal İlkeler isimli özel çalışmasındaki muazzam **”Varlıksal Eşitlik İlkesi”**ne götürür. Üstad Ergün Arıkdal, “Yaradan karşısında varlıklar değil, Varlık vardır” der. Bütün varlıklar, özleri itibarıyla Yaradan karşısında mutlak olarak eşittirler.
Besmele, bu eşitliğin ilanıdır. Kişi Besmele çektiğinde, dünyasal rütbelerinden ve kibrinden sıyrılır; “Ben, diğer tüm varlıklarla aynı özden gelen, Yaradan karşısında eşit bir parçayım” bilincine ulaşır. Bu, aynı zamanda Üstad Ergün Arıkdal‘ın Pozitif Yaşam ve Tekâmül eserlerinde vurguladığı “Rabbini Bilmek” prensibidir. Rabbini bilmek, sadece inanmak değil; “Ruhsal İdare Mekanizması”nı (Sistemi) tanımak ve ona uygun davranmaktır.
Frekans Nasıl Aktive Olur? (Hizmet ve Liyakat)
Peki, bu “anahtar” nasıl çevrilir? Sadece kelimeleri söylemek yeterli midir? Spritüel Bilgiler “Hayır” diyor ve dahası:
1. Özdeşleşmemek ve Uyanıklık: Üstad Ergün Arıkdal, Gurdjieff öğretisinden de yola çıkarak “Özdeşleşme” sorununa dikkat çeker. İnsan olaylarla, duygularıyla özdeşleştiğinde uyur. Besmele, bu uykudan bir anlık uyanıştır.
2. Liyakat ve Cehit: Üstad Dr. Bedri Ruhselman, İlâhî Nizam ve Kâinat’ta tekâmülün “bir emek karşılığı kazanılmış liyakat” olduğunu belirtir. Besmele’nin enerjisi, ancak bir “cehit” (çaba) ve “hizmet şuuru” ile birleştiğinde aktif olur. (Also read: Ilahi Nizam)
3. Hizmet ve Sevgi: Beyaz Kartal tebliğlerinde (Öte Alemden Gelen Hikmet), sistemin bencilce taleplere kapalı olduğu, ancak “hizmet” ve “bütünün hayrı” için yapılan çağrıların yankı bulduğu belirtilir.
Sonuç: Bir Oluş Taahhüdü
Sonuç olarak; Besmele, Sadıklar Planı’nın “Orijinal Maket”ine sadakat yeminidir. Üstad Dr. Bedri Ruhselman’ın “Aslî Prensip”ine bağlanma hattıdır. Üstad Ergün Arıkdal’ın işaret ettiği üzere, “Sahte Kişilik” ve “İmajinatif Ben”den sıyrılıp, “Varlıksal Eşitlik” düzleminde “Gerçek Ben”e ulaşma teknolojisidir.
Bizler, O’nun adını andığımızda; Rahman enerjisiyle var olan potansiyelimizi, Rahim enerjisiyle (Sert Duvarla/Çabayla) yontarak kemale erdirmek üzere yola çıktığımızı ilan ederiz.
Özetle, her başlangıçta bu Besmele frekansına uyumlanmak, bir oluş taahhüdüdür.
İşte bu yüzden, her nefes, her adım ve her başlangıç;
O’nunla, O’ndan ve O’na doğrudur.
Yararlanılan Kaynaklar
- Arıkdal, E. (2018). Ruhun Evrensel Yolculuğu: Tekâmül. İstanbul: Enstitü Yayınları.
- Arıkdal, E. (2023). Özgürlüğün Anahtarı: Kendini Bilmek. 2. Basım. İstanbul: Enstitü Yayınları.
- Arıkdal, E. (t.y.). Pozitif Yaşam. İstanbul: Enstitü Yayınları.
- Arıkdal, E. (Düzenleyen). (2023). Sadıklar Planı Tebliğleri. 3. Basım. İstanbul: Enstitü Yayınları.
- İbnü’l-Arabî, M. (t.y.). Tefsir-i Kebir: Te’vilât. 2 Cilt. İstanbul: Kitsan Yayınları.
- Muhammed Nûru’l-Arabî. (t.y.). Burhânü’s Salikîn. (Yazma Eser / İnceleme).
- Ruhselman, B. (1953). Mukadderat ve İcabat. İstanbul: Gayret Kitabevi / Ruh ve Madde Yayınları.
- Ruhselman, B. (2013). İlâhî Nizam ve Kâinat. İstanbul: MTİAD 1950 Yayınevi.
- Silver Birch. (1982). Öte Alemden Gelen Hikmet (Silver Birch II). Çeviren: J. Gizer Gürsoy. İzmir: Sıralar Matbaası / Şihap Yayınları.
Bu Yaziyi Okurken Dinleyin
Frequency Odyssey — Complete Brainwave Journey
Besmele frekansi ve kozmik mimari — frekans odise — frekanslarin kozmik mimariyle bulusugu 2 saatlik yolculuk.
Sonat Mundi — United Colours of Sound | Meditasyon & bilinc muzikleri