Köklerden Göğe: Sabır ve Tedriç Yasası ile Tekâmül Dansı

Modern çağda SABIR çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavramdır. Hızın, anlık tatminin ve sonuç odaklılığın yüceltildiği bir zamanda sabır; atalet içinde, geri kalma, pasifleşmek ya da boyun eğmek, bir başkasının düşüncesine mahkûm olmak, hiçbir gayret göstermeden bir şeyin zamanının gelmesini beklemek olarak algılanır. Sabır ve Tedriç, bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır.

Hakikatte Sabır Beklemek mi Olgunlaşmak mı?

Ne zamana yenilmek ne de koşullara teslim olmaktır. SABIR BİLİNCİN ZAMANLA KURDUĞU İLİŞKİNİN OLGUNLAŞMASIDIR.

Bu yazıda sabır konusunu farklı açılardan kısaca inceleyelim.

Sabır ve Tedriç, yaşamın birçok alanında karşımıza çıkan ve üzerinde düşünmemiz gereken temel olgulardır.

1. AKADEMİK AÇIDAN SABIR Akademik literatürde sabır; bireyin belirsizlik, gecikme ya da zorluklar karşısında duygusal tepkilerini kontrol edebilme ve uzun vadeli düşünebilme kapasitesiyle ilişkilendirilir.

2. PSİKOLOJİ ALANINDA Öz düzenleme ve gecikmiş haz kavramıyla açıklanır. Sabırlı birey, anlık tatmin yerine anlamlı, sürdürülebilir sonuçları tercih edebilir.

3. FELSEFİ AÇISINDAN SABIR İnsanın kontrol edemediği süreçlerle kurduğu bilinçli ilişkidir. İnsan bilinci iki alanla karşı karşıyadır:

  • 1. KONTROL EDEBİLDİĞİ ALAN: Niyet, seçim, tutum, anlamlandırma.
  • 2. KONTROL EDEMEDİĞİ ALAN: Zamanın akışı, başkalarının iradesi, sonuçların ne zaman ve nasıl geleceği.

İnsan çoğu zaman ikinci alanı da birinci alan gibi yönetmeye çalışır, işte içsel çatışma burada başlar. Sabır bu noktada devreye girer.

Sabır Kontrol Edilemeyeni Kontrol Etmekten Vazgeçmek Değildir; Kontrol Edilemeyenle Bilinçli Bir İlişki Kurmaktır.

Bu ne demektir?

  • Olanı inkâr etmemek.
  • Süreci düşmanlaştırmamak.
  • Zamanı kişisel bir engel gibi görmemek.
  • Belirsizliği panik yerine dikkatle izlemek.

Yani sabır: “Ben bunu yönetemiyorum” demek değil, “Bunu yönetemeyeceğimi bilerek nasıl duracağımı seçiyorum” demektir.


Zamanın Sabırla Dansı: Tedriç Yasası

Hayatımızda neden her şey bir anda olup bitmiyor? Neden bir tohumun büyüyüp meyve vermesi için aylar, yıllar geçmesi gerekiyor? Kadim bilgeliğin sessiz fısıltısına kulak verirsek, karşımıza devasa bir yasa çıkar: TEDRİÇ YASASI.

TEDRİÇ NEDİR? (Yavaşlığın Kutsal Ritmi) Sözlük anlamıyla basamak basamak yükselmek (kademeli oluşum/derecelenme) olan TEDRİÇ YASASI; evrenin işleyişinde, Ruh’un tekâmül yolculuğunda kullandığı en önemli eğitim aracıdır. Tasavvuftaki mertebeler anlayışıyla da mükemmel uyum içindedir. (Ayrıca okuyun: Tekâmül Yolculuğu)

Bir tohumun toprağı delip çınar olması, bir bebeğin ilk kelimesini söylemesi veya insanın hamlıktan kâmilliğe evrilmesi… Hiçbiri bir anda ya da sıçrayarak olmaz. Her biri, bir önceki basamağın hakkını vererek ilerler.

RUH, ZAMAN VE SABIR ÜÇGENİNDE TEDRİÇ Bu yasa ile Ruh, tekâmül yolculuğunda madde aleminde duygu ve düşünce, kişi ve olayları sindire sindire deneyimleyerek maddenin bilgisine hâkim olur; yaşadığı her deneyimden edindiği farkındalık, idrakin artmasını ve bilgelik yolunda ilerlemesini sağlar.

ZAMANIN ROLÜ Zaman, Tedriç yasasının uygulama sahası, RUH’A sunulan oyun alanıdır. Bir örnekle konuyu derinleştirmek gerekirse; bir hedefiniz var ve o hedefe varmak için önünüzde uzun bir yol var. Size üç seçenek sunuldu: “Bu yolu istersen uçarak, istersen koşarak, istersen yürüyerek gidersin. Seçim yapmakta özgürsün, sonunda yine hedefine ulaşacaksın.” Nasıl bir seçim yapardınız?

Uçarak veya koşarak gidilen yolda evet, hedefinize kısa sürede ulaşırsınız ama yolda sizi bekleyen ve hedefinize sizi hazırlayacak olan bilgi ve tecrübeyi kaçırmış olacaksınız.


Tasavvufun Makam Anlayışıyla Sabır, Zaman ve Tedriç Yasası

Modern dünya bize hızı kutsamayı öğretti. Oysa Tedriç yasası bize şunu hatırlatır: LİYAKAT (hak ediş) basamakları atlanamaz.

  • Hazırlık: Bilginin idrake dönüşmesi için zamana ihtiyaç vardır.
  • Sıçrayış: Alt basamak tam anlamıyla dolduğunda, bir üst basamağın kapısı açılır.
  • Sindirme: Bir deneyimin RUH’un malı olması için sabırla tekrar edilip o bilgiye hâkim olmak gerekir.

Tasavvufta “İnsan-ı Kâmil” olma yolculuğu en büyük Tedriç örneğidir. Makamlar (fenâ, bekâ vb.) birer birer geçilir. Olgunlaşma süreci: “Ham bir meyvenin güneşin altında bekleyerek tatlanması” gibi, derviş de çile ve sabırla pişer. Tasavvufta sabır, bu merdivenin basamaklarını atlamaya çalışmamaktır; çünkü atlanan her basamak ruhsal bir boşluk yaratır.

SABIR, MERDİVENİN SON BASAMAĞINA BAKIP İÇ GEÇİRMEK DEĞİLDİR; AYAĞININ ALTINDAKİ BASAMAĞIN HAKKINI VERMEKTİR.


Bambu Ağacının Sırrı: Toprağın Kalbinden Göğe Uzanan Bir Tevekkül Hikayesi

Kâinatın her zerresi, YARATAN’ın bir ayeti, bir tecellisidir. Her varlık, kendi Özünde taşıdığı bir hakikatle bize fısıldar. İşte Bambu ağacı da toprağın derinliklerinden göğe uzanan o narin ve metin duruşuyla bize sabır, tevekkül ve zamanın batıni ilmini öğretir.

Bambu Ağacı Nasıl Yetişir? Çinlilerin Bambu Ağacı yetiştirme süreçleri sabır ve tevekkülle hareket etmenin en güzel örneklerinden biridir. Tropikal alanlarda yetişen Bambu Ağacı, esnek olmasına rağmen çok sağlam ve dayanıklıdır.

Bambu Ağacı, beş yıl süren emek, azim ve gayretin meyvesidir. Önce tohum toprağa ekilir. Toprak sulanır ve gübresi verilir. İlk yılın sonunda gözle görülür hiçbir değişiklik olmayacaktır. İkinci yıl tohum yeniden sulanır ve gübresi verilir. Yine gözle görülür hiçbir değişiklik yoktur.

Bambu yetiştiricileri teslimiyet ve tevekkülle sabretmeye ve emek vermeye devam ederler. Üçüncü yıl, dördüncü yıl ve beşinci yılda da aynı işlemler uygulanmaya devam eder. Sulama ve gübreleme işlemleri devam ederken beşinci yılın sonunda bambu tohumunun çatladığı ve ilk filizlerin topraktan çıktığı gözlemlenecektir.

Artık bambu ağacının hızına yetişmek mümkün olmayacaktır. Beş-altı hafta içerisinde 30 metreye uzanan bambu ağacı sabrın, emeğin ve tevekkülün meyvesini vermiştir.

Gelin Bambu Ağacının Yetişme (Olgunlaşma) Sürecinin Batıni Yönünü İnsanın Tekâmülü Açısından İnceleyelim:

Birinci Perde : Sabrın Çilehanesi

SÜKÛT VE DERİNLEŞME Bambu toprakla buluştuğunda, telaş etmeden yıllar süren bir sükût ve teslimiyet içerisinde toprağın rahminde beslenir. Bu bir yokluk değil, aksine varoluşun en derin çalışmanın vaktidir.

Bu dönem sabır mertebesinin ta kendisidir. Toprağın karanlığında bambu kökleri sessizce yayılır, derinlere iner, toprağı sıkıca kavrar. Tıpkı dervişin çilehanesinde nefsinin arzularını terk edip ruhunu beslemesi gibi, bambu da dış dünyanın telaşından uzakta, kendini içsel olarak güçlendirir. Bu, dışarıda görünen hiçbir şeye aldanmadan, içsel hazırlığa odaklanma halidir.

Bu beş yıl ruhsal tekâmül yolundaki ilk adımlara benzer. Gayretimiz görünürde sonuç vermese de içimizde dönüşüm başlar. Bilinçaltımızda inançlarımız kök salar, niyetlerimiz berraklaşır. Dışarıdan hiçbir şey olmuyor gibi görünse de asıl tohumlar filizlenmeye, tohum atılmaya devam etmektedir.

İkinci Perde : Tevekkülün Teslimiyeti

KUDRETİN AKIŞINA BIRAKMA Beş yılın sonunda, bambu artık köklerini toprağın kalbine perçinlemiştir. Şimdi, kendini o köksüz zayıf halinden sıyırıp, İlahi Kudret’in akışına bırakma zamanıdır. Artık “ben ne yapacağım” telaşı bitmiş, yerini “O neylerse güzel eyler” teslimiyetine bırakmıştır.

Birdenbire, beklenmedik bir hızla filizlenmeye başlar. Bu şaşırtıcı yükseliş bambunun tevekkül halidir. O toprağın altında geçirdiği sabır dolu yıllar boyunca biriktirdiği potansiyeli, tam bir teslimiyetle açığa çıkarır. Direnç kalkmış, akış başlamıştır.

Aynı ölçüde Bambu yetiştiricisinin de tevekkülü, teslimiyeti ve sabrı burada gerçekleşir. Bambu yetiştiricisi sabır ve azimle üzerine düşen her şeyi yapmış, tohumu toprakla buluşturmuştur. Beş yıl boyunca sulamayı ve gübrelemeyi yapmış, tohumun gelişmesi için gereken her şeyi yapmıştır. Artık tevekkülle bambunun yetişmesini gözlemler. Bilir ki bundan sonrası onun gücünü aşar; güneşi ve sıcaklığını, ışığını oluşturamaz, bulutları gökyüzünde toplayamaz.

Ruhsal yolculukta, derin bir içsel hazırlığın ardından, zamanı geldiğinde kapılar açılır, fırsatlar belirir. Bu ilahi İrade’ye tam güvenle kendini bırakmasıyla mümkündür. Aşırı kontrol arzusu, bir arabanın el freni çekili gitmesine benzer. Tevekkül o el frenini indirmektir. Artık İlahi İrade’nin güçlü enerjisi, engelleri aşarak yolu açar ve beklenmedik mucizeler tezahür eder.

Zamanın, tevekkülün ve sabrın hikmetini idrak edenler, her anın kıymetini bilir ve telaştan arınır.

Bu yazımızı son bir cümle ile noktalayalım: BEKLE, KÖK SAL, SABRET, TÜM BENLİĞİNLE TESLİM OL EN HAYIRLI OLAN, EN DOĞRU ZAMANDA TECELLİ EDECEKTİR.

Bu Yaziyi Okurken Dinleyin

Frequency Odyssey — Complete Brainwave Journey

Tedric yasasi — kademeli bilinc yukselisi — adim adim yukselis — beta’dan gamma’ya dogal tekamul.

Sonat Mundi’de Dinle →

Sonat Mundi — United Colours of Sound | Meditasyon & bilinc muzikleri

2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Curator Seyfettin Kocaman
Yönetici

Tasavvufun makam anlayışıyla “Sabır”ı ve “Tedriç Yasası”nın o sessiz ama güçlü ritmini bizlere hatırlattığınız için teşekkürler. Köklerden göğe uzanan bu tekâmül yolculuğunda ilk adımınız hayırlı, etkiniz kalıcı olsun. Emeğinize ve gönlünüze sağlık.