Çalabın Tahtı Gönül
Çalabın tahtı gönül: Yunus Emre’nin ölümsüz dizelerinde Vahdet-i Vücud’un sırrı, ilahi nazargâhın anlamı ve gönül yıkmanın kozmik bedeli üzerine kadim bir tasavvuf yolculuğu.
Yol öğretir, ayna gösterir, ruh tekamül eder
Çalabın tahtı gönül: Yunus Emre’nin ölümsüz dizelerinde Vahdet-i Vücud’un sırrı, ilahi nazargâhın anlamı ve gönül yıkmanın kozmik bedeli üzerine kadim bir tasavvuf yolculuğu.
İnsan insanın inşirahı — bu kadim söz, dünya telaşının ruhu daralttığı, zihinlerin kesret içinde boğulduğu çağımızda her zamankinden daha derin yankılanıyor. Herkesin bir çıkış yolu aradığı bu hengâmede, en büyük şifanın yine bir başka insanda gizli olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Ancak bahsettiğimiz şifa, sıradan bir psikolojik destek değil; ledünni bir hakikattir. Peki, bir insan başka … Devamını oku
Hayatımızda bazen anlam veremediğimiz sızılar hissederiz; bir koku bizi nedensizce korkutur ya da bir aile geleneği zincir gibi bizi olduğumuz yere sabitler. Kadim bilgelik yüzyıllar önce bu durumu “Evlat babasının sırrıdır” diye özetlemişti. Bugün ise bilim, Hollanda Kıtlık Kışı ve Kiraz Çiçeği gibi deneylerle bu “sırrın” DNA’mızın üzerine nasıl kazındığını (Epigenetik) kanıtlıyor. Peki; bizler atalarımızın … Devamını oku
Cennet Annelerin Ayağı Altındadır: Hiç Düşündün mü Neden ? Potansiyelin Forma Kavuştuğu Bilinç Alanı: Anne Kadim öğretilerde anne yalnızca doğuran kadın değildir. Anne: Alan’dır, Taşıyan’dır, Rahim’dir, Dişil ilkedir. Ezoterik dilde dişil ilke yaratmaz, tezahür için alan açar. Eril ilke “emir”dir; dişil ilke “gerçekleşme”dir. Ruh “Nefes”tir (Nefha). Kur’an’daki “Ona Ruhumdan üfledim” ayetine atıfla; Ruh bir nefestir. … Devamını oku
Hayatın karmaşasında, toplumsal ilişkilerin o ince ipinde yürürken bize en çok telkin edilen erdemlerden biri Varlıksal Tevazu’dur. “Alçakgönüllü ol”, “toprak gibi ol”, “kendini övme” öğütleriyle büyürüz. Bu öğütler, kibrin yıkıcılığından korunmak için harika bir pusuladır. Ancak her ilaçta olduğu gibi, dozaj hayati önem taşır. Tevazuyu doğru tanımlamak için önce üzerindeki yanlış etkileri görmek gerekir. Bunu … Devamını oku
Modern çağda SABIR çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavramdır. Hızın, anlık tatminin ve sonuç odaklılığın yüceltildiği bir zamanda sabır; atalet içinde, geri kalma, pasifleşmek ya da boyun eğmek, bir başkasının düşüncesine mahkûm olmak, hiçbir gayret göstermeden bir şeyin zamanının gelmesini beklemek olarak algılanır. Sabır ve Tedriç, bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Hakikatte Sabır Beklemek … Devamını oku